installationsSANCI / ACHING

“ Camiamızın aktüel meselelerinin mundar getirilerini empirik perspektiflerle ifşa etme görevi hiçbir zaman on yedisinin yetmiş beşini yaşayan birilerine denk gelmemeliydi; nitekim gelenek görenek aşılama tarikatlarınızın burnunuzun dibinde patlayarak kansız ölümünüzün getirisi olacağını bilmiyordunuz.

Yeri geldiğinde nam, ün, şan adı altında primitif tercihlerinizle yaşınızın yarısından az, elleri kalem tutmakta acemi olanları pazarladınız, yeri geldi pis işlerinizin kalbinin attığı lokasyon haline geldi bu eğitim diye sunduğunuz komplo teorisi. Sanattır tabii, evet, Avrupa’nın pişen etini hiyerarşi ve inanç açlığındaki midenize ‘disiplindir, hayat tarzıdır, elitist kesimin yaptığıdır’ diye yuttururken. Çok doğru ettiniz, üç-beş enstrümanın arasında egosuna yakışır tabirler arayışına girmiş bir sürüngen gibi süzülüp gezinen kırışık ellerinizi kullandığınızda günden güne. Çıkardığınız, tabiri caizse, gürültüyü alınan marjinal bir soluk olarak görmesinin de en iyisini siz becerdiniz, ‘üstün başarı’ diye adlandırdığınız yarış atlarınızı adeta bir et parçası gibi köleleştirmesini ve üstüne üstlük en hayretlere düşürücü kurbanın siz olduğunuzu ihtiyarlamış akıllarınıza sığdıramadan bu paradoksal vorteks’in başsavcısını kendiniz sandınız.

Her faktörün kendi kendini çürütmesine rağmen anakronik manipülasyonlarınızı sürdürmeye devam edip, kısacık derslerinizden alıp yediğiniz paraya yakışır tek tavrın ilahi şovmenlik olduğunu düşünüp lügat paraladınız.

Tek doğrunuz grotesk entelektüelitenizdir lâkin ben; bir araya getirmekten dahi ölesiye korktuğunuz iki kelamı gözleri pırıl pırıl çocukların hayatları boyunca yüreklerinde taşıyıp buruşmuş dudaklarınızdan bir türlü çıkmayacak olan övgü kılıklı sözlerinizi beklediği zamanları red ediyorum. En yücenin bile mana aramak bir yana dönüp bakmayacağı fikirleri amerikanın keşfi gibi karşıladığınız günleri red ediyorum. Bir güne mahsus sınavlarınızda zamanında sizlerin de eziklenmiş oluşunuz faktörünü evirip çevirip çocukları eziklemeye devam etmeye dair bir gerekçe olarak ilan ettiğiniz vakitlerinizi red ediyorum. Çalgınızı, çenginizi ve zor bela reklamını pazarlayabildiğiniz para tuzaklarınızı red ediyorum.

İzinde olduğunuzu iddia edip her Allah’ın günü eserlerini çaldığınız adamlara yaşatılan terörü bir alt kuşaklarınıza iteleyip hala ‘sanatçının değeri’ kolpası atıp, sanatı elit kesimin eline verilmiş bir oyuncak edişinizi red ediyorum.”